Bir içerik pazarlamacısının günlük rutini malum; araştırma yap, içerik üret, ürettiğin içeriği dağıt ve dağıttığın içeriği ölçümle. Daha sonra bu döngüyü tekrarla.

İş burada da bitmez ve yapılanlar hiçbir zaman yeterli gelmez. Ulaşılan rakamlarda, içeriğin kalitesinde, erişim ve etkileşimin niteliğinde, varılacak daha iyi bir nokta hep vardır. Bunun yanı sıra sağlam ilişkiler kurulması gereken fenomenler, marka elçileri, kanaat önderleri, katılınması gereken sektör eventleri ve yapılması gereken rekabet analizleri vs… vardır mutlaka.

Sponsor olsanız da, konuşmacı olsanız da, ya da sadece katılımcı olsanız da, özellikle bu sektörel etkinlikler zamanınızın büyük bir kısmını sizden çalar.  Zaman zaman uzun mesafe seyahat  ve illa ki sıkı hazırlık gerektirir.

Öte yandan eventler, içerikle pazarlama planınızın –araştırmadan ölçümlemeye- tüm yönlerini geliştirebilmek için kullanabileceğiniz bir kaldıraç görevi de görebilir. Nasıl mı? Content Marketing Institute yazarlarından Mark Walker anlatmış:

 events

1. İlgili Konu ve Fikirleri Araştırma Şansı

Konferans ve etkinlikler genelde içerikle pazarlama planınızın “araştırma” aşaması için harika bir kaynaktır. Kahve molalarını mümkün olduğunca fazla insanla fikir alışverişinde bulunabileceğiniz, son dönem ilgi duydukları şeyleri öğrenbileceğiniz bir odak grup çalışmasına dönüştürebilir, ofise şahane fikirlerle dönebilirsiniz.

Diğer bir kıymetli veri toplama yolu ise panel ve konuşmaların sonlarında sorulan soruları can kulağı ile dinlemek. İnsanların hangi bilgilere aç olduğunu, hangi cevapları aradıklarını anlamanız için eşsiz fırsattır bu sorular.

Sonuncusu ve en önemlisi ise, katıldığınız etkinlikte bir sergi alanı varsa mutlaka uğrayın. Böylelikle hangi yeni ürünler lanse ediliyor, hangi trendler öne çıkıyor görmüş olursunuz.

 

2. Yeni İçerikler İçin Fikir ve Fırsatlar

Etkinlikler aynı zamanda içinde bulunduğunuz sektörün başka bir yerde kolay kolay bulamayacağınız fikir liderleriyle ve kanaat önderleriyle bağlantı kurma fırsatı da sağlar. Konuşmacılarla ya da yüksek profilli katılımcılarla görüşmeler yapabilirsiniz. Görüşme şansı yakaladığınız kişilerle sonrasında LinkedIn üzerinden bağlantıya geçmeyi unutmayın. 

 

3. İçerik Dağıtım Stratejinizi Güçlendirir

Söz konusu içerik dağıtımı oldunca ölçülebilirlik ve verimlilik gözetildiğinden, fiziksel katılım gösterdiğiniz etkinliklerin bu amaca hizmet etmediğini düşünebilirsiniz. Eğer öyleyse yanıldığınızı düşündürecek 3 fikir:

  • Fikir liderleriyle önderleriyle bağlantı kurma: Sizin için en önemli ve öncelikli konulardan biri “Networking” olmalı. Etkinlikler sektörünüzün kilit isimleriyle ve fikir liderleriyle tanışmak için biçilmiş kaftandır.  Bu fırsat elinize geçerse kuru kuruya bir kartvizit alışverişiyle harcamayın. Oturun ve karşınızdaki insanı zaman ayırmaya değer bir insan olduğunuza ikna edin. İlgi duydukları konuları keşfetmeye ve ileride onun profesyonel kariyerine nasıl bir katma değer sağlayabileceğinizi anlamaya çalışın.  Kurduğunuz bağlantı ilerleyen dönemde erişim raporlarınıza yükseliş olarak yansıyabilir.
  • Haber ve duyurular: Etkinik süresince sosyal medyada yer alan ilgili trendleri ve tartışmaları takip ederek oralardan haber çıkarmaya, içerik konusunda beslenmeye çalışın.
  • İçerik paylaşımı : Eğeretkinlikte bulunma amacınız katlımcı olmanın ötesindeyse, içeriğinizi standınızda, basın odasında ya da elektronik panolarda yayınlatabilirsiniz.  Elinizdeki tüm pazarlama materyallerinin insanları sizin pazardaki fikir liderlerinden biri olduğunuzu düşünmeye yönlendirecek nitelikte olduğundan emin olun. Eğer konuşmacılardan ya da panel katılımcılarından biriyseniz de, dinleyicilerinizi standınıza uğramaya davet edin ve orada sunduğunuz içeriğin kilit noktasından bir kopya alabileceklerini söyleyin.

 

4. Başarı Ölçümü

Etkinliğe dair yapacağınız o 4 temel şeyden en zoru, içerikle pazarlama planınızın başarısının ölçümü olabilir. Ama bu o etkinlikte öğreneceğiniz çok değerli derslerin olmadığı anlamına gelmez. Eğer sponsorlardan biriyseniz ve içeriğinizi standınızdan  paylaşıyorsanız elinizde ne kadar broşür kaldığına, hangilerinin daha çok rağbet gördüğüne bakın. Eğer geçen yıl da aynı event’e sponsor olduysanız markanızı duyan-etkileşime giren kişilerin sayısını geçen yılın oranlarıyla kıyaslayabilirsiniz.

Başarınızı ölçmek için sosyal medya verilerine de bakıyor olmalısınız. Takipçi sayınızda normalin üstünde bir artış sağlandı mı, postlarınız normal zamanlardakinden daha fazla kez paylaşılıp retweet edildi mi? LinkedIn profilinizdeki bağlantı taleplerinde ya da Facebook sayfanızdaki yeni beğenme sayılarında bir artış var mı?

Eğer yukarıdaki tüm fikirleri uygulamaya geçirirseniz, etkinliklerin içerik pazarlamacılarının sırtında yük değil, eşsiz fırsatlar sunan bir altın madeni  olduğunu göreceksiniz.